Yarhisarlı asırlarca ekmeğini müşterek kullanılan köy fırınlarında pişirdi. Anılar, haberler, sevinçler, üzüntüler ve daha bir çok güzellikler bu mekanlarda paylaşılırdı insanlarımız arasında. İmece (ırgat) usulünün en güzeli buralarda icra edilirdi.
Çocuktuk, okula giderdik, öğle paydosu olup yemek için evimize giderken hepimizin yolu fırının önünden geçerdi. Pişen ekmeğin kokusu ne kadar güzel gelirdi burnumuza.
Canımız çekse fırının kapısından içeri baksak hemen "gel yavrum ekmek al da ye" derlerdi o güzel insanlar. İstemem desenizde hemen elimize tutuştururlardı taze ekmeği. Arasına küp peyniri koyarak dürüm (düremeç) yapardık, bir de dal turşusu gelirse önümüze tadına lezzetine doyum olmazdı. Sizce olur muydu? Bilmem...
2011 yılının Ramazan bayramında köyde idik. Bir çok anılarımız tazelenmiş, en önemlisi bir sıla-i rahim yapmıştık. İstanbula dönerken Tacettin dayımlara uğradık, vedalaşırken haber geldi; "Zekiye eme..Zekiye eme hamurun ekşidi yetiş!"
Köyden ayrıldığım 1978 yılından sonra fırına hiç girmemiştim. Hemen oracıkta "fırına buyurunda ecük ekmek alın yolda yersiniz hemi" diyerek bizi davet ettiler. Bir an çocukluk yıllarıma götürdü bu davet beni, davete icabet ederek fırının yolunu tuttuk.
Dastarı sererek ekşiyen hamurun nasıl yumak yapıldığını, yumağın nasıl açıldığını, küreğe nasıl konduğunu, ocağa nasıl verildiğini, pişen ekmeğin ocaktan nasıl alındığını ben deniz onbeş yaşına inmiş bir halde gençlerimiz ise ilk olarak heyecanla izledik.
Aslında yanan Fırın mı? Yürekler mi? kim bilir...
Köyüm aynı köyüm, fırınım aynı fırın, geleneğim aynı gelenek, ekmeğim aynı ekmek. Değişen tek şey zaman ve insan...
Toplanırdık köyün içi bize yetmezdi
Laf ederdik kimse eve gitmezdi
Sabaha dek yanardıda bitmezdi
İslenen lambalar aklıma düştü...
Allah c.c. emanet olunuz değerli Yarhisarlılar ve okuyanlar.
Sami DOĞAN
Yarhisar Köyü Dernek Başkanı
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)