|
Merhaba,
Anadolu
diyarlarının güzel köyünün güzel insanları. Merhaba!..
Daha dün
gibi geliyor, içinizden ayrılıp gurbet illerine gelişim.
Zaman nasıl
da çabuk gelip geçmiş, doğrusu hiç de anlayamadım. Bu koca şehir
yıllarımı çalmış hiç de farkına varamadım. Ben ise halen rüyalarımda,
hayallerimde o güzel köyümün derelerini, tepelerini, ırmaklarını,
göllerini görmekteyim.
Sevgili
hemşerilerim,
Yaz tatilini
köyümde geçirmek için sabırsızlanıyorum. Görmek istiyorum elleri
nasırlı, gönülleri hoş, gözleri gülen, cömert insanlarımızı. Görmek
istiyorum ecdadın mezarını, görmek istiyorum doğduğum köyü...
Dostlar,
inanın üzülüyorum bu koca şehrin acımasızlığını, insanların kültürel
yozlaşmışlığını görünce. Hani nerede Türk-İslam kültürel değerleriyle
yoğrulmuş gençlik? Hani nerede ecdadın gurur duyacağı insanlık?
Düşenin dostunun olmadığı, tokun, acın halinden anlamadığı,
dostlukların maddeye bağlı olduğunu görünce hayretler içerisinde
kalıyorum.
Burada
hayatın acımasızlığıyla karşılaşınca; hayallere dalıp, ruhumu o güzel
köyüme yönlendiriyorum. Orada insanlık, orada dostluk, orada düşenin
elinden tutan saygı değer hemşerilerimi hatırlayıp, onları bu uzak
diyarlardan minnetle, rahmetle anıyorum.
Sevgili gençler bizler
sizin gibi kentlerin acımasız yüzüyle değil, Anadolu bozkırlarında
bulunan işte o gurur duyduğumuz köyün kültürel değerleriyle yetiştik.
Sevgimiz, özlemimiz işte ondan dolayıdır. Her şeye rağmen ne mutlu bir
köyümüz var diyebiliyorsunuz. Ya onu da diyemeseydiniz ne olacaktı?
Ben naçizane bir
kardeşiniz olarak derim ki;
Unutmayalım, sahip
çıkalım şu şirin ata yurduna.
Evet, genç kardeşlerim
özellikle size sesleniyorum!
Durmayın gidin bu yaz
tatilinde köyünüze, gidin ecdadın mezar taşının başına, el açıp
semaya dua edin.
İşte o zaman;
Dünyanın en
mutlu insanı olacaksınız.....
Bizi bu günlere taşıyan
o güzel köyümüzü hatırlayabildiğim kadarıyla,
KÖY DESTANI
Çift
odalı bir evimiz, Çam teknede hamur kardık.
Küçük idi penceremiz, Sac üstünde ekmek yaptık.
Çömlektendi tenceremiz, Çörek için fırın yaktık.
Ne
zevkliydi köy hayatı. Ne zevkliydi köy hayatı.
Mum bulunmaz çıra
yaktık. Çıkrık ile iplik büktük.
Tenekeye musluk taktık. Kalıp yapıp kerpiç döktük.
Kırık ayna bulup baktık. Kazma ile kürtük söktük.
Ne
zevkliydi köy hayatı Ne zevkliydi köy hayatı.
Bazen olmaz kuru soğan. Kükürt alıp barut yaptık.
Üstümüzde yünden yorgan, Dolma tüfek ava gittik.
Sekilerde yatar iken, Keklik tavşan vurup yedik.
Ne
zevkliydi köy hayatı Ne zevkliydi köy hayatı.
Yol
parası vergi verdik. Yol alırdık eşek ile,
Pencereye naylon çektik. Çoğu bilmez onu bile,
Yere
ottan döşek serdik. Tartımız tartar okka ile,
Ne
zevkliydi köy hayatı, Ne zevkliydi köy hayatı.
Heybe ile yük
taşırdık. Kekik nane toplarıdık.
Dağdan dağa yol aşardık. Çeşit çeşit otlar yedik.
Kamyon gördük çok şaşırdık. Karşı dağdan kar getirdik.
Ne
zevkliydi köy hayatı. Ne zevkliydi köy hayatı.
Başta verem sıtma çoktu, İmeceyle yardım vardı
Bizi
az mı arı soktu, Düşmanlık yok dostluk vardı
Doktor yoktu ilaç yoktu. Sabır vardı mertlik vardı
Ne
zevkliydi köy hayatı. Ne zevkliydi köy hayatı
Harmanlarda tepelerde Yaş yirmiyi derken bulur
Toplanırdık büyük evde Kız yuvasını erken bulur
Körmen doğrar anam evde Yağız yiğit asker olur
Ne
zevkliydi köy hayatı Ne zevkliydi köy hayatı
Ne
mal kaldı ne davar Motor emekliye çıkmış
Ahırları rüzgar savar Patos kediye yuva olmuş
Tarlaları biçer döver, Evler barklar hepten uçmuş
Unutamam köyüm seni, Unutamam köyüm seni,
Kara
Mehmet, Adıgüzel Uzun dede av yapardı
Tahir dedem Mıktat ile Şapkasını yan takardı
Çay
içerdik bizim evde Ağıl önünde herk yapardı
Ne
zevkliydi köy hayatı Ne zevkliydi köy hayatı
Her
şey viran olup gitti Herkes toplansın köye gelsin
Sevdiklerim toprak yuttu Yarhisar köyü şenlensin
Kara
kilit toprak üstü Eski düzen yenilensin
Unutamam köyüm seni,
Ne güzel olur köy hayatı.
ZÜBEYİR ÖZTÜRK
zubeyirozturk@mynet.com
Sevgili hemşehrilerim hepinizi saygıyla selamlıyorum.
|