|
Sevgili
Hemşerilerim
!
Öncelikle
bizlere bu gururu yaşatan tüm arkadaşlara,çok değerli bir sanat eseri
ortaya koyan Sn.H.Ali Çavuşoğlu'na,katkılarından dolayı Sivas Yarhisar
Derneğinin yönetici ve üyelerine,köyümüzü evimizin içine kadar getiren
;unuttuklarımızı hatırlatan;özlemlerimizi bir nebze olsun gidermemize
vesile olan web sitesini hazırlayanlara,web
master
Cevdet Koru'ya,ayrıca Sivas'ta bulunan saygı değer büyüklerim Sn.Metin
Atilla,Sn.Ahmet Memişoğlu,değerli kardeşim ve arkadaşım Fikri
Öztemur'a, adlarını heyecandan hatırlayamadığım tüm dostlara saygı ve
şükranlarımı sunarım.
Sevgili ağbi ve kardeşlerimiz sayesinde uzak iken yakın ettik
oraları.Bir tuşla lota gölüne veya bulanık ağzına gittik.Bir kitabın
sayfalarında tarihimizi hatta yakın gelecekte ülkemizin başına
sarılmak istenen sözde ermeni katliamını lehimize çevirecek belgeleri
gördük.Unutmaya yüz tuttuğumuz simaları hatırladık.Kaybolmak üzere
olan deyim ve kelimelerimizi tekrar anımsadık.
Sizler:
değerlerimize sahip çıkmanın önünü açtınız.Bizlere ve gençlerimize
kitap okuma sevgisi aşıladınız.Bizi iletişim çağında teknoloji ile
tanıştırdınız.Sizlere minnettarım.
İletişim çağı
deyince aklıma eski bir hatıram geldi.Bu hatıramı sizlerle paylaşırken
biraz tebessüm ettirmeyi başarabilirsem ne mutlu bana.
Eskiden şimdiki
gibi cep telefonları,e-mailler falan yoktu.Haberler mektuplarla
gelirdi.Bir mektubun,bir kartpostalın değeri büyüktü.Postacılar
şimdiki gibi sadece elektrik,telefon faturası getirmez hep yolları
gözlenirdi.Kısacası postacılar o zaman sevilirdi.
Diğer bir haber
alma yolunda İstanbul'dan bir gelen olunca yanına gidilir,(Bizim
oğlanı gördün mü?) denerek haber sorulurdu.İstanbul'dan köye gidecek
olanında günler öncesinden tüm köylüleri dolaşarak(haftaya köye
gidiyorum,anana,babana bir şey diyon mu?) şeklinde bir görev sorumluluğu
vardı.
Yıllar böyle bir
dönemdi.Sene 1977 Küçükten beri arkadaşım olan İlhami Koru askere
gitmiş.Gün geçmiyor ki bir mektup yazarak köyden havadis sormasın.
Biz
arkadaşları da elimizden geldiği kadar cevap yazarız.Mektubumuza evvela
üzerimize farz olan selamlarımızı iletip,ortalara doğru havalarda ya
ısındı,ya soğudu deyip sona yaklaştığımızdan tekrar selamlar faslına
geçip falanın selamı var ,filanın selamı var dedikten sonra hasretle
gözlerinden öper,o kadar selam yetmiyormuş gibi tekrar Baki selamlar
deyip kapatırdık.
O zamanlar
mektuplar genelde böyle yazılırdı.Havadisten yoksun bu mektuplarda
İlhami'yi bir türlü doyurmaz ,o daha köydeki tavuğu,cücüğü,ahırdaki
göğ kuşunu bile bilmek isterdi.O'na bir türlü havadis bulup
yetiştiremezdik.
Ne yapsak ,ne
etsek derken ;dur ben senin hakkından gelirim dedim ve onu havadisle
doyuracak şiiri yazdım.
Bu şiiri
sizlerle paylaşmadan önce;öncelikle o sıralar bir yerden
okuduğum,ancak şu an adını hatırlayamadığım bir şairden
esinlendiğimi,hatta ondan bazı alıntılar yaptığımı belirterek o
şairinde hakkını teslim edelim.
Ayrıca şiir
içinde adı geçip bu gün ebediyete intikal edenlere Allah'tan rahmet , Yaşayanlara uzun ömürler temenni ederim.Adlarını lakaplarıyla
andığım için belki bana kızacak olanlardan da özür dileyip hoş
görülerine sığınarak alalım sazı elimize;
İLHAMİ'YE MEKTUP
Aziz dostum sen askere gideli,
On buçuk ay geldi geçti duydun mu
?
Yine kar koymadı baharın yeli
Mercimekler çiçek açtı duydun mu
?
Bu yıl bol
akıyor çınarın suyu,
Mustafa'nın iyce
uzadı boyu,
Bıdiç Ehmet iret
etti Nizo'yu
Duyanlar bu işe
şaştı duydun mu ?
İnyamemmi gitti sürdü bahiri,
Oda yaptı farazağlin ahırı,
Erkek Zeynep Tombul gilin Mahir'i
Güpe gündüz aldı kaçtı duydun mu
?
Tütmez oldu
sağırgilin bacası,
Asker oldu
Lefuganın kocası,
Köyümüzün
Tödürgeli hocası
Erdi.Kanatlanıp
uçtu duydun mu ?
Mazingilin Avni öğrendi sazı,
Dükkan açtı Memmetkalin Niyazı,
Esvan tek başına yedi beş kazı
Çekti ırakıyı coştu duydun mu
?
On koyunu kayıp
oldu haranın,
Elli lira
müjdesi var bulanın,
Memişağanın oğlu
Ahmet Turan'ın
Irgatları herlaş
işti duydun mu ?
Topal Müsürettin çok çekti acı,
Sağolsun İsmihan
buldu ilacı,
Durmaz yayık yapar hep uzun Hacı
İşleri başından aştı duydun mu ?
Şahpetin oğlunun
dinlenir sözü,
Traktör sayısı
geçmiştir yüzü,
İngiliz Ahmet'te
bir çift öküzü
Sadık gilin
düğne koştu duydun mu ?
Kamil amcan tahta seki döşedi,
Arkasından Nazire'yi boşadı,
Hatun serbest kaldı özgür yaşadı
Hürriyeti yeni seçti duydun mu ?
İyi dinle anlam
çıkar sözümden,
Biçer döver
geldi Tuzlagözü'nden.
Ağ topraklı
tarlanızın yüzünden,
Üç araba ekin
biçti duydun mu ?
Yarhisar'da
gayet zor oldu geçim,
Şimdi makinayla
hep ekim,biçim
Molliseynin
Kemal bekliyor seçim
Aklına muhtarlık düştü duydun mu ?
Nufil gagaş bir
köylüyü güldürdü,
Kör Efendi
üzerine saldırdı,
Ürüstem bayramda
namaz kıldırdı
Zehni bile mezar
eşti duydun mu ?
Kızılırmak yatağından taşıyor,
Hasanağlin
Hatun hala yaşıyor,
Uzun Fikri elektrik döşüyor
Aşağıda para saçtı duydun mu ?
Hidayettin
mektebini bitirdi,
Aliye'yi
İstanbul'a götürdü,
Tek başına bir
tosunu yatırdı
Kavurmedip
köyden göçtü duydun mu ?
Daha bunlar
bildiğimin yarısı,
Gelecek
mektuba kalsın gerisi,
Fal baktırdı
Tacettin’in karısı
Altınlar, kırka
karıştı duydun mu
?
Dedikten sonra
İlhami kardeşimiz gelecek mektubu da beklemeyip komutanına:(
Komutanım!
ben geleli bizim köyde çok şey olmuş,gitmem lazım)
diyerek;mektubu da delil gösterip haftasına izine geldi.
İstek halinde
bizde gelecek mektupları üretmeye devam ederiz.
Hoşçakalın
!
Mahmut
KORU
|