Şırnak'ın Seslice Köyü yakınlarında
yasadışı terör örgütü PKK tarafından pusuya düşürülerek şehit
edilen Jandarma Komando Er Süleyman Aydın,memleketi Sivas'ın
Hafik ilçesine bağlı Yarhisar Köyü'nde düzenlenen askeri cenaze
töreninin ardından göz yaşları arasında toprağa verildi.
Edinilen bilgiye göre dün akşam üzeri Şırnak'ın Seslice Köyü'ne
intikal ettikleri sırada bir grup yasa dışı terör örgütü PKK
tarafından düşürüldükleri pusu sonrasında Astsubay Savaş Bıyıklı
ile Jandarma Komando Erler Süleyman Aydın, İbrahim Ceylan ile
ismi öğrenilemeyen diğer bir er şehit olmuş, bir Asteğmen
yaralanmıştı. Olaydan sonra şehit olan Jandarma Komando Er
Süleyman Aydın'ın Türk Bayrağına sarılı cenazesi Sivas'a
getirildi. Sabah saatlerinde Askeri Hastane morgundan alınan
cenaze, Hafik ilçesi Yarhisar Köyü'ne getirildi. Şehit Aydın'ın
cenazesi, bir yıl önce nişanlandığı amcasının kızı Ayşe Şahin
ile babası Habib Şahin tarafından köydeki evlerine kadar
getirildi. Burada Şehit'in yüzünü görmek isteyen yakınları sinir
krizleri geçirerek baygınlık geçirirken, bayılanlara ilk
müdahaleyi askerler ve sağlık personeli tarafından yapıldı. Daha
sonra köy meydanındaki tören alanına gidildi. Burada yapılan
cenaze törenine Vali Hasan Canpolat, Garnizon Komutanı
Tuğgenaral Fahri Erenel, İl Jandarma Komutanı Kurmay Kıdemli
Albay Agah Dolay ile şehit yakınları ve yaklaşık 3 bin kişi
katıldı.
Şehidin
nişanlısı,cenazeyi ve Türk Bayrağını elinden bırakmadı...
Şehidin
içinde bulunduğu tabutun tören alanına gelmesinden sonra Türk
Bayrakları ve pankartlar açan köylüler terör örgütü aleyhinde
slogan atıp tekbir getirdi.Bu arada Askeri Hastane'den köyekadar
tabut ile birlikte gelen nişanlısı AyşeŞahin,eline aldığı Türk
Bayrağını gururla sallayarak,ülkenin huzurunu bozmak isteyenlere
anlamlı mesaj verdi. Törende konuşan Vali Hasan Canpolat ise
ölümlerin en en kutsalının Şehitlik olduğunu
belirterek,"Ülkemizi bölmek isteyen bazı güçler var. Bundan
öncede ülkemizi sevmeyen komşu ülkeler ülkelerimiz olmuştur ve
bu gün ne durumda olduklarını herkes görüyor. Ülkemizi bölmek
isteyenlerin buna gücü yetmeyecektir. ç ünki bu ülkenin her
karışı için canını vermek isteyen binlerce Süleyman Aydın'lar
var. Onların da akıbetleri yakın bir zaman içinde bizi
istemeyen ülkelere dönerek yok olacaklardır" dedi. Yapılan
konuşma sonrasında kılınan cenaze namazının ardından köy
mezarlığına kadar omuzlarda taşınan Şehit Aydın'ın cenazesi,
dualar eşliğinde toprağa defnedildi. Yaklaşık bir yıl önce
amcasının kızı Ayşe Aydın ile nişanlanan Şehit Er Süleyman
Aydın, 10 aylık askerdi. 5 ay sonra terhis olacağı öğrenilen
Aydın'ın Ayşe ile evlilik planları yaptığı öğrenildi. Diğer
taraftan asker arkadaşları içinde çok sevildiği belirtilen Şehit
Aydın'ın yaşanan olayda şehit düşürülen ve cenazesi İstanbul'da
toprağa verilen İbrahim Ceylan ile köylerinin komşu köy olduğu
askerlik süresi içinde hiçbir şekilde birbirlerinden
ayrılmadıkları da öğrenildi.
Arkadaşlar birlikte şehit
oldu
Şırnak’ta şehit düşen
Jandarma Komando Er Süleyman
Aydın’ın cenazesi Sivas’ta
toprağa verildi. Askerî
hastaneden kalabalık bir
grup tarafından alınan Aydın
için Yarhisar Köyü
Muhtarlığı önünde tören
düzenlendi. Törende, şehidin
nişanlısı Ayşe Aydın’ın,
sımsıkı sarıldığı Türk
bayrağıyla en önde yer
alması ve “O ölmedi,
yaşıyor. Çünkü şehitler
ölmez’’ şeklindeki sözleri,
duygusal anlar yaşanmasına
neden oldu. Aynı çatışmada
şehit olan ve İstanbul’da
toprağa verilen İbrahim
Ceylan’ın, Aydın’ın en yakın
arkadaşı olduğu öğrenildi.
Şehit Aydın’ın amcası İsa
Aydın, şehit İbrahim
Ceylan’ın komşu köy
Çimenyenice’den olduğunu
belirtti. Aydın, İstanbul’da
defnedilen Ceylan’ın
yeğeninin askerdeki en yakın
arkadaşı olduğunu ve hiç
ayrılmadıklarını söyledi.
(ZAMAN)
Bu Bayrak İnmez !
Yürekler pare pare...Anneler
eline bir iğne batsa yüreği
sızladığı yavrusunu kara
topraklara
veriyor,babalar'aslan
parçası'diyerek sinesine
sardığı yavrusunu çakallara
kurban etmenin acısını
taşıyor ve nazlı yarlar
bembeyaz gelinliklerini
sandıklara gömüyorlar...
Dini bir,bayrağı bir,geçmişi
bir,geleceği bir olan millet
yine sıkıntılı günler
yaşamaya başladı.. İstiklal
savaşını omuz omuza
verenler,birlik ve dirlik
zamanında yine nifak
tohumlarıyla uğraşmaya
başladı... Gün geçmiyor ki
bir çatışma,gün geçmiyor ki
bu vatan uğruna canını feda
etmeyen yiğitler listesine
yeni isimler eklenmesin...
Asırlardır kene gibi
yakamıza yapışan nifak yine
sıkıntılı günleri
beraberinde getirdi ve yine
bu nifak yürekleri dağlamaya
başladı... Her acı sinelere
çekilir, her acı mutlaka ama
mutlaka unutulur, unutulmaya
çalışılır. Ama unutulmayacak
olan şey nifak ve bu nifağı
bizlere bulaştıranlar... Dün
yine bir vatan evladını
Sivas bağrına aldı. Dün yine
acılar yürekleri
dağladı,sineye çekildi, dün
yine öfkelere öfke eklendi
ve dün yine alınacak olan
intikama yeni bir halka daha
eklendi... Şırnak'ta nifak
tohumlarıyla çatışmaya giren
yiğidimiz Jandarma Er
Süleyman Aydın şehadet
şerbetini içti. Dün
memleketi Hafik Yarhisar
Köyü'nde toprağa verildi...
Ve müthiş bir mesaj! Bu
mesaj ki; dosta 'Allah'a
dayan, saye sarıl,hikmete
ram ol. Yol varsa budur,
bilmiyorum başka çıkar yol.'
un mesajı... Yiğidimizin
nişanlısı elinde bayrak
gözünden bir damla yaş
akmadan bayrağımız elinde...
Yiğidinin tabutu önünde
gözünü bile kırpmıyor ve
yine sesleniyor: BAYRAK
İNMEZ!.. Ve düşmana aynı
çağrı; 'Bu bayrağı asla
indiremez, vatanı asla
bölemezsiniz!' Gözlerimiz
dolu, yüreklerimiz
coşkulu... Heey! Bu acıya
tahammul ancak Anadolu
insanına yakışır...
Asırlardır çektikleri acıya
bir yenisini eklerken,
Anadolu yine tüm dünyaya
gerçeği haykırdı: BAYRAK
İNMEZ!.. Yürekleri varsa...
(Selahattin ÇERİK-Bizim
Sivas)
Bir düğün ki...
Onlar ne için
canlarını,kanlarını ve hatta
mallarını feda ettiklerini
biliyorlardı ve onlar
gözlerini kırpmadan, acıları
hissetmeden kendilerini
kurşunların önüne attılar...
Biliyorlardı ki zafer
yakındır ve biliyorlardı ki
çapulcuya bırakacak meydan
yoktur!.. Ve bir
şehit daha Svas'ta...
Hafik'te dün cenaze töreni
vardı... Hayır, hayır...
Cenaze töreni değil, bir
düğün vardı... Bu düğün
düşmana korku veren, dosta
güven veren bir düğündü...
Bayraklar açıldı bu
düğünde... Yürekler bir
davuldu... Ellere yakılan
kınanın renginde bir düğündü
bu düğün...Ellere yakılan
kınanın emaresiydi... Bu
düğünde tekbirler vardı...
Bu düğünde teröre lanet
vardı... Ve bu düğünde
nefret vardı, eklenen
öfkeler vardı... Bir şehidin
toprakla buluşmasının düğünü
vardı... Hüzün vardı bu
düğünde, ama gurur
hakimdi...Açılan
bayrakların, omuzlarda
taşınan bayrakların
inmeyeceğinin seslenişi
vardı bu düğünde...
Şehitlerin ölmeyeceğinin ve
bayrağın asla inmeyeceği
haykırılan bir düğün vardı
bu düğünde... Sivas; Anadolu
toprağı, şehitler diyarı
Sivas... Yine bir şehidini
bağrına,öptü, sinesine
sardı... Şehide 'seninle ben
varım 'dedi...
'Hüzünlenmeyin!' dedi... Ve
hatırlattı: "Şehitler
ölmez..." Korkan düşmanın
korkusuna sebeb olan mana
işte bu... Kendine güvenen
ve geleceğe ümitle bakan
bizlerin de çıkardığı mana
işte bu... (Ahat
BİRİCİK-Bizim Sivas)